Tel: 0 546 496 4 111
Fax: 0 312 435 7 435
E-Posta:
info@routelifedergi.com 
Adres: Fidanlık Mah. Tuna Cad. Çavuşoğlu İş Merkezi No:18/4 Çankaya / Ankara

Av. Devrim Nur KAYABALI

KİRA SÖZLEŞMELERİ, TİCARİ SÖZLEŞMELER, İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLANAN SÖZLEŞMELER ve diğerleri…

 

Corona Virüs ( Covid -19 ) olarak anılan DSÖ ( dünya sağlık örgütü ) tarafından “pandemi” ilan edilen Solunum Yolu Enfeksiyonunun kişiler üzerindeki ağır etkisi nedeni ile küresel anlamda birçok işyerinin faaliyetine ara verilmesi, lojistik bağlamda ürün nakliyesi, ithalat ve ihracatları durma noktasına getirilmesi, iş akitlerinin sonlandırılması yahut yıllık izin, evden çalışma gibi prosedürlerin uygulanması hukuki bağlamda sözleşmelerde ifa güçlüğü çeken tarafların nasıl bir çözüm yolu geliştirebileceklerine ilişkin bir karışıklığa neden oldu…

 

Mücbir Sebep, olarak tabir edilen kavramın kanunlarda açık bir tanımı mevcut olmamakla birlikte uygulama ve yerleşik Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre “… objektif kriterlere göre beklenmeyen, önüne geçilemeyen, istemsiz şekilde meydana gelen yangın, deprem, sel, afet, salgın hastalık …” gibi hallerin tamamını karşılamaktadır. Covid -19 ‘ un tüm dünyayı etkisi altına alan global etkisi değerlendirildiğinde mücbir sebep sayılması konusunda görüş birliği mevcuttur.

Peki, mücbir sebep olarak anılan bu durumun sözleşmelere etkisi nasıl olacaktır ?

 

FAALİYETLERİNE ARA VERİLEN İŞLETMELERİN KİRA ÖDEME BORCU DEVAM EDER Mİ?

“İşletme kiralarını” özellikle belirtmiş olmamızın nedeni, mücbir sebep kaynaklı sözleşmelerdeki uyarlama hallerinin genelge ile faaliyetlerine ara verilen çatılı-çatısız işyerleri için geçerli olması ancak konut kiralarını kapsamaması nedeninden kaynaklanmaktadır. Konut kiralarına ilişkin bir düzenlemenin de yapılması kanaatimizce yerinde olacaktır.

- 6098 sayılı TBK’nun 301. Maddesinde düzenlenen “…kiralayanın, kiralananı sözleşme de belirlenen süre boyunca kullanıma elverişli halde bulundurma…” yükümünü ifa etmek istese dahi yerine getiremeyeceği hususu dayanak alınarak kiracıya, kira bedeline ilişkin birtakım haklardan yararlanma imkanı sağlanabilir :

- Kiracı, TBK Md 136 hükmüne amir “kusursuz ifa imkansızlığına dayanarak” kira borcunu ödemekten kaçınabilir; ancak bu durumda borç sona ereceği gibi kira akdi de sona erecektir. Bu da tarafların menfaatine uygun bir çözüm olmayabilir.

- Önemli olan husus çatılı-çatısız iş yeri kira akitlerinin hangi sektör de faaliyet vermek amacı ile akdedildiğidir. Eğer, kira kontratında yalnızca “iş yeri “ ibaresi var ise o zaman kiracının kira ödeme yükümü devam etmektedir. Çünkü, genelge bir takım iş kollarında faaliyeti geçici olarak durdurmuştur, kiralanan taşınmazın kullanımına ilişkin bir yasak yoktur. Eğer kira akdi yasaklanan faaliyet kollarından biri için yapıldı ise sözleşme de uyarlama mümkün olabilecektir.

- Her ne kadar sözleşmelerde “ ahde vefa ve sadakat” hükümleri esas alınarak tarafların sözleşme ile bağlı olmaları hali temel oluştursa da, geçici ifa imkansızlığında “akde tahammül süresi “ dikkate alınması gereken önemli bir husustur. Yani, bu durum ne kadar sürdü? İşletme ne kadar süre kardan yoksun kaldı? Örneğin; Çin’in Wuhan kentinde 3 ay tedbir alınarak, 3 ay sonunda işletmeler yavaş yavaş eski haline döndürüldü. Böyle bir durumda kiracı 3 ay süre ile kira bedelini ödemekten imtina edebilir.

- Kiracı, kira bedelini tedbir süresince ödemeye devam etti ise TBK Md 138 vd. Hükümlerine göre uyarlama talep edebilecektir.

- 01-03-2020 yürürlük tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda değişiklik yapılması hk kanunun geçici 2. Maddesine göre ;

… 01-03-2020 / 30-06-2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira ve tahliye nedeni oluşturmayacaktır….

Altının çizilmesi gereken nokta, kiracının borcunun silinmediği süre itibariyle ötelenmediğidir. Kiracı, tedbir kapsamında öngörülen 3 aylık süre boyunca kira bedelini ödeyemeyecek durumda kalır ise kiraya veren tahliye talep edemeyecektir. Ancak kiraya verenin alacak hakkı

devam etmekte olup, süre sonunda kiraya veren faizi ile birlikte kira bedelini talep imkanına sahip olacaktır.

 

İŞ HUKUKU BAĞLAMINDAKİ SÖZLEŞMELERE ETKİSİ

- İşveren yıllık izin kullanma hakkı olan ( 1 yılı aşkın süredir bağlı ve sigortalı çalışan ) işçilerine zorunlu yıllık izin, toplu izin veya idari izin kullandırabilir. Ancak bu süre de işverenin Maaş ve SGK ödeme borcu devam eder.

- İşveren, işçilerine ücretsiz izin kullanılmasını teklif edebilir. ( İş K. Md 22) Bu teklifin işçiye yazılı olarak verilmesi ve işçinin 6 gün içerisinde teklifi yine yazılı olarak onaylaması halinde mutabakat sağlanmış olacaktır, aksi halde geçersiz sayılacaktır.

- İşveren bu süreçte kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilir. Kısa Çalışma Ödeneği, global anlamda ekonomik, sektörel, sağlıksal kriz gibi zorlayıcı nedenler ile iş yerindeki çalışma süresinin 1/3 oranında azalması veya faaliyete en az 4 hafta süreyle ara verilmesi durumunda iş yerinde 3 ayı aşmamak üzere ( Cumhurbaşkanlığı kararı ile 6 aya kadar uzatılabilir ) sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlamak adına İşsizlik Fon’undan yararlanılarak kullanılan ödenektir. Ödeneği, hem İşveren işçisi için talep edebilmekte, hem de işsizlik ödeneği almaya hak kazanan işçi kendisi adına başvuruda bulunabilmektedir. Başvurular İŞKUR’a yapılmaktadır. Başvurusu kabul edilen işçiler için uygulanan ücret üzerinden brüt tutarının %150’sini aşmamak üzere sigortalının son 12 aylık prime esas kazancı dikkate alınarak hesaplanacak günlük ücretinin %60’ı oranında ödenek bağlanacaktır.

- İşveren, telafi çalışması yoluna gidebilecektir. ( İş K Md 64 )

- İşveren, yarım ücret ödeyebilecektir. ( İş K Md 40 hükmünün Md 24 ve 25 atıfları ile) Bu hüküm işçinin iş yerinde 1 haftadan fazla süre ile çalışmasını engelleyen bir halin varlığı halinde uygulama alanı bulabilecektir.

- İşveren, uzaktan çalışma yapabilir. ( İş K Md 14)

 

COVİD -19 NEDENİYLE İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİNİN TAZMİNAT HAKKI

- ( İş K Md 55) İşyeri 1 haftadan uzun süre mücbir sebep nedeni ile tatil edilmişse, bu sürenin 15 günü işçinin yıllık izin hakkıymış gibi değerlendirilecektir. Bu süreden sonra ise işveren ve işçi her ikisi de “Haklı Nedenle Fesih” hakkına sahip olacaktır. İşverenin, bu hakkını kullanarak iş akdini feshetmesi halinde işçi yalnızca Kıdem Tazminatı almaya hak kazanacaktır.

 

İŞÇİNİN İŞ YERİNDE COVİD-19 SALGININA YAKALANMASI İŞ KAZASI OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?

 

Genelge ile faaliyetine ara verilen sektörlerden olmayan iş yerleri, çalışmalarına devam ederken İş Sağlığı ve Güvenliği hükümlerine göre gerekli tedbirleri alarak çalışanlarının sağlığını korumalıdır. Bu yüküme işverenin aykırı hareket etmesi durumunda işçi, iş akdini “haklı nedenle fesih edebilir” ve tazminat haklarının tamamını almaya hak kazanabilir.

İşçinin, işverenin İş Sağlığı ve Güvenliği hükümlerince gereken tedbirleri almaması nedeni ile İşyerinde Covid-19 salgınına yakalanması ise İş Kazası olarak nitelendirilir.

 

TİCARİ SÖZLEŞMELER DE COVİD-19 ETKİSİ

 

Ulusal ve uluslararası ticareti durma noktasına getiren ve birçok tacirin gerginlik ve tedirginlik ile geçirdiği şu günlerde mal alım-satım, nakliye, lojistik, hizmet sözleşmesi gibi birçok akdin

İfası da neredeyse imkansız hale geldi.

Geçici ifa imkansızlığı sona erdikten sonra sözleşmelerin akıbeti ne olacak ?

- Özellikle uluslararası ölçekli sözleşmelerin çoğunda mücbir sebep ( force majure ) hükümleri yer almaktadır. Sözleşme serbestisi ilkesi gereği açık hüküm bulunan hallerde sözleşmenin ilgili maddeleri uygulama alanı bulacaktır. Açık hükmün yer almadığı ulusal ölçekli yahut seçilen hukukun Türk hukuku olması halinde ise 6098 sayılı TBK’nun TBK Md 117 vd gereği

Borçlunun Temerrüdü, TBK Md. 136 vd. Gereği Borçlunun Sorumlu olmadığı imkansızlık ile TBK Md. 138 vd. Gereği Aşırı İfa Güçlüğüne ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır.

- Bu doğrultuda sözleşmeler uyarlanabilir, sona erdirilebilir. Ancak Ticaret Hukukundaki “Ahde Vefa ilkesi “ gereği basiretli ve dürüst bir tacir olmanın gerekleri de unutulmayarak, kötüye kullanılmamalıdır.

- Önemle belirtilmesi gereken husus şudur ki, yalnızca salgının varlığı sözleşmeyi sona erdirmek için yeterli değildir. Yükümlülüklerin ifasının imkansız hale gelmesi, sözleşmeyi devam edilemeyecek kılması veya temelinden sarsılması gerekecektir.

 

Av. Devrim Nur Kayabalı


YAZARLAR