Tel: 0 546 496 4 111
Fax: 0 312 435 7 435
E-Posta:
info@routelifedergi.com 
Adres: Fidanlık Mah. Tuna Cad. Çavuşoğlu İş Merkezi No:18/4 Çankaya / Ankara

Engelsiz başarı hikâyesi - Yıldız Kartal

 

Yıldız Kartal’ı tanıyabilir miyiz?

1984 Hatay doğumluyum, 8 aylıkken beynimde ve omuriliğimde tespit edilen tümör sebebiyle yürüme fonksiyonlarımı yitirdim. İlkokulu örgün okuduktan sonra ortaokula ‘engelsiz öğrencilerin psikolojileri bozulur’ gerekçesiyle kaydım alınmadı. Bu olay sonrasında müzik ile uğraşmaya başladım. Gitar ve org çalmayı öğrendim. Sonrasında tekerlekli sandalye basketbolu ile tanıştım. İlk başlarda erkek ligi, erkek takımında tek bir kadın üstelik bedensel engelli tek bir kadın olmak ürkütücü gibi gelse de, ilk antrenmanda oturduğum sandalyeden bir daha kalkamadım. 19 yıldır basketbol hayatım devam ediyor. Basketbola başladığımın 2. ayında erkek liginde ilk beş takımın sporcusundan biri oldum.

 

 

Biraz spor hayatınızdan bahseder misiniz?

Ortaokulu açık öğretimle okuduktan sonra, lise öğrenimim için bedensel engelliler, ortopedik engelliler yatılı okuluna Ankara’ya aile mi bırakarak geldim. O süre zarfında Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri takımında yine tek ve ilk kadın sporcu olarak yer aldım.

 

Liseyi muhasebe bölümü okuyarak devam ettirdim. Lise eğitimim devam ederken şan eğitimi ve yan flüt eğitimi almaya başladım. İlk Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadın Milli Takım sporcusu olarak tarihe geçtim. Aynı zamanda yine Bedensel Engelliler Halter de BencPress dalında 2 kez Türkiye Şampiyonluğu yaşadım. 14 yıl A Milli Takımda Ay yıldızlı formamızı gururla taşıdım.

Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünden mezun oldum. Sporun içerisinde har daim yer aldım. Kısa bir süre gibi görünse de aslında uzun bir zamanımı okçuluğa adadım ancak ana branşım Basketboldan hiçbir zaman kopamadım.

 

Motivasyon kaynaklarınız neler?

Evli ve bir kız çocuk annesiyim. Hayatta hiç olumsuz şeylerle karşılaşmadınız mı diye sorulsa,  tabi ki her insan gibi karşılaşıyoruz ama belki bir tık daha fazla mücadele veriyoruz. Peki ben bunlarla nasıl mı mücadele ediyorum? Tamamen ‘sağır kaplumbağa’yı oynuyorum. Yapamazsın diyenlere kulak asmıyorum, yapıyorsun iyisin diyenler evet beni motive ediyor ama kötüsün deseler ben yine devam edecektim çünkü ben inandığım şeylerin peşinde koşan bir insanım.

 

 

Sanatla aranız nasıl?

Küçüklükten bu yana el sanatlarına olan ilgim devam etti. Birilerinin neden bunları sen ve sadece yakın çevren görüyor, diğerleri neden bunları görüp yaralanmıyor demesi üzerine sosyal medya instagram üzerinden Estrelladizayn sayfası açarak, çalışmalarımı orada yayınlamaya başladım ve sonrasında hem şahsi hem karma sergiler açtım. Sanatın iyileştirici gücüne inandım ve birçok alanda bunu ben yapıyorsam diğer arkadaşlarımda yapabilir ve hayatlarına dokunabilirim diyerek fiilen işe başladım ? Tek başına gibi görünsem de aslında birçok yerden de destek alarak Kadın Sığınma evlerine ulaştım, oradaki kadınlara bundan sonra hayatınızda neler yapabilirsiniz, neleri değiştirebilirsini gösterebilmek ve hiçbir şeyin bitmediğini ve hatta her şeyin aslında yeni başladığını onlara gösterebilmek adına faaliyetlerde bulundum. Hatta onların çocukların ulaştım ve bunun için ayrıca bir mutluluk yaşıyorum. Kimsesiz engellilere, Sevgi evlerine ulaştım ve her engel grubundaki bireylerin bir şeyler yapabileceği ve hayatta bende varım diyebileceğini göstermek için onlara da eğitimler vererek, projeler yapalar, kısa workshoplar düzenleyerek onlara destek olmaya çalıştım, çalışıyorum. Mülteciler de dahil olmak üzere dezavantajlı olan tüm gruplara ulaşmaya çalışıyorum.

Bu aralar müzikle de uğraşıyorum, enstrümanlara tamamen ara verdim ses odaklı bir serüvene başladım ve birçok sosyal sorumluluk projesi başta olmak üzere, tv ve radyo programlarına konuk oldum. Müzik hep benim yaptığım işlerin arkasında saklandı ama bu sene itibari ile müzikte yoğunlaşmak ve kendimi göstermek istiyorum. Gerçekten, Sanatın ve üretmenin iyileştirici gücüne inanıyorum. İlk başlarda kendi motivasyonumu yükseltmek için bunlara ihtiyaç duyarken sonrasında ki tepkiler beni çok mutlu etti yani benim gibi engelli olan veya durumu daha ağır olan kişilerden ‘ senin yaptıklarınla bize örnek olmandan dolayı şu an çocuk sahibiyim’ diyenlerin bile çıkması sadece yaptığım işlerin ve sanatımın değil de hayatımın da örnek alınması benim en büyük motivasyon kaynağım oldu.

 

 

Başka ne tür aktiviteler yapıyorsunuz?

Sosyal anlamda vaktimi nasıl geçirdiğimden bahsedecek olursam; ekstrem sporları ile uğraşıyorum. Yamaç paraşütü, bungee jumping, su altı dalışları bunlardan sadece bazıları. Mesela hayalim olan ve yapmak istediğim iki etkinlik daha var ki bunlar uçaktan atlamak ve köpek balıklarıyla dalış yapmak! Ve bunları yapacağıma da inanıyorum, yapacağım.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Kendimi hiçbir zaman engelli görmedim, aksine her daim engellenen olduk ama bu engelleri aşmanın tamamen inanmaktan geçtiğini söyleyebilirim. Mesela, olumlu düşünce gücüyle beynimde tespit edilen tümörü tamamen yendim! İnsanın yapabileceğin bir sınırı yok, her şey inanmaktan geçiyor. Ben inanıyorum ve her şeyin üstesinden gelebilirim. Sizde inanın.

Yıldız Kartal’ı tanıyabilir miyiz?

1984 Hatay doğumluyum, 8 aylıkken beynimde ve omuriliğimde tespit edilen tümör sebebiyle yürüme fonksiyonlarımı yitirdim. İlkokulu örgün okuduktan sonra ortaokula ‘engelsiz öğrencilerin psikolojileri bozulur’ gerekçesiyle kaydım alınmadı. Bu olay sonrasında müzik ile uğraşmaya başladım. Gitar ve org çalmayı öğrendim. Sonrasında tekerlekli sandalye basketbolu ile tanıştım. İlk başlarda erkek ligi, erkek takımında tek bir kadın üstelik bedensel engelli tek bir kadın olmak ürkütücü gibi gelse de, ilk antrenmanda oturduğum sandalyeden bir daha kalkamadım. 19 yıldır basketbol hayatım devam ediyor. Basketbola başladığımın 2. ayında erkek liginde ilk beş takımın sporcusundan biri oldum.

 

 

Biraz spor hayatınızdan bahseder misiniz?

Ortaokulu açık öğretimle okuduktan sonra, lise öğrenimim için bedensel engelliler, ortopedik engelliler yatılı okuluna Ankara’ya aile mi bırakarak geldim. O süre zarfında Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri takımında yine tek ve ilk kadın sporcu olarak yer aldım.

 

Liseyi muhasebe bölümü okuyarak devam ettirdim. Lise eğitimim devam ederken şan eğitimi ve yan flüt eğitimi almaya başladım. İlk Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadın Milli Takım sporcusu olarak tarihe geçtim. Aynı zamanda yine Bedensel Engelliler Halter de BencPress dalında 2 kez Türkiye Şampiyonluğu yaşadım. 14 yıl A Milli Takımda Ay yıldızlı formamızı gururla taşıdım.

Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünden mezun oldum. Sporun içerisinde har daim yer aldım. Kısa bir süre gibi görünse de aslında uzun bir zamanımı okçuluğa adadım ancak ana branşım Basketboldan hiçbir zaman kopamadım.

 

Motivasyon kaynaklarınız neler?

Evli ve bir kız çocuk annesiyim. Hayatta hiç olumsuz şeylerle karşılaşmadınız mı diye sorulsa,  tabi ki her insan gibi karşılaşıyoruz ama belki bir tık daha fazla mücadele veriyoruz. Peki ben bunlarla nasıl mı mücadele ediyorum? Tamamen ‘sağır kaplumbağa’yı oynuyorum. Yapamazsın diyenlere kulak asmıyorum, yapıyorsun iyisin diyenler evet beni motive ediyor ama kötüsün deseler ben yine devam edecektim çünkü ben inandığım şeylerin peşinde koşan bir insanım.

 

 

Sanatla aranız nasıl?

Küçüklükten bu yana el sanatlarına olan ilgim devam etti. Birilerinin neden bunları sen ve sadece yakın çevren görüyor, diğerleri neden bunları görüp yaralanmıyor demesi üzerine sosyal medya instagram üzerinden Estrelladizayn sayfası açarak, çalışmalarımı orada yayınlamaya başladım ve sonrasında hem şahsi hem karma sergiler açtım. Sanatın iyileştirici gücüne inandım ve birçok alanda bunu ben yapıyorsam diğer arkadaşlarımda yapabilir ve hayatlarına dokunabilirim diyerek fiilen işe başladım ? Tek başına gibi görünsem de aslında birçok yerden de destek alarak Kadın Sığınma evlerine ulaştım, oradaki kadınlara bundan sonra hayatınızda neler yapabilirsiniz, neleri değiştirebilirsini gösterebilmek ve hiçbir şeyin bitmediğini ve hatta her şeyin aslında yeni başladığını onlara gösterebilmek adına faaliyetlerde bulundum. Hatta onların çocukların ulaştım ve bunun için ayrıca bir mutluluk yaşıyorum. Kimsesiz engellilere, Sevgi evlerine ulaştım ve her engel grubundaki bireylerin bir şeyler yapabileceği ve hayatta bende varım diyebileceğini göstermek için onlara da eğitimler vererek, projeler yapalar, kısa workshoplar düzenleyerek onlara destek olmaya çalıştım, çalışıyorum. Mülteciler de dahil olmak üzere dezavantajlı olan tüm gruplara ulaşmaya çalışıyorum.

Bu aralar müzikle de uğraşıyorum, enstrümanlara tamamen ara verdim ses odaklı bir serüvene başladım ve birçok sosyal sorumluluk projesi başta olmak üzere, tv ve radyo programlarına konuk oldum. Müzik hep benim yaptığım işlerin arkasında saklandı ama bu sene itibari ile müzikte yoğunlaşmak ve kendimi göstermek istiyorum. Gerçekten, Sanatın ve üretmenin iyileştirici gücüne inanıyorum. İlk başlarda kendi motivasyonumu yükseltmek için bunlara ihtiyaç duyarken sonrasında ki tepkiler beni çok mutlu etti yani benim gibi engelli olan veya durumu daha ağır olan kişilerden ‘ senin yaptıklarınla bize örnek olmandan dolayı şu an çocuk sahibiyim’ diyenlerin bile çıkması sadece yaptığım işlerin ve sanatımın değil de hayatımın da örnek alınması benim en büyük motivasyon kaynağım oldu.

 

 

Başka ne tür aktiviteler yapıyorsunuz?

Sosyal anlamda vaktimi nasıl geçirdiğimden bahsedecek olursam; ekstrem sporları ile uğraşıyorum. Yamaç paraşütü, bungee jumping, su altı dalışları bunlardan sadece bazıları. Mesela hayalim olan ve yapmak istediğim iki etkinlik daha var ki bunlar uçaktan atlamak ve köpek balıklarıyla dalış yapmak! Ve bunları yapacağıma da inanıyorum, yapacağım.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Kendimi hiçbir zaman engelli görmedim, aksine her daim engellenen olduk ama bu engelleri aşmanın tamamen inanmaktan geçtiğini söyleyebilirim. Mesela, olumlu düşünce gücüyle beynimde tespit edilen tümörü tamamen yendim! İnsanın yapabileceğin bir sınırı yok, her şey inanmaktan geçiyor. Ben inanıyorum ve her şeyin üstesinden gelebilirim. Sizde inanın.


RÖPORTAJ